Açık
  • EURO
  • DOLAR

YILMAZ: İÇERİDE SİYASİ TANSİYON SÜRERKEN DIŞARIDA ELİN OĞLU BOŞ DURMUYOR.

Yılmaz, ülke içerisinde dün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın, bugün ise Çanakkale Kara Savaşları’nın 104.yılının kutlamalarının yapıldığını anımsatarak, dışarı da sözde soykırımın tanınmasına yönelik adımların arttığı bir gün yaşanacağına değindi.

Politika - Nisan 26, 2019 21:00 A A

Türkiye’nin sanık sandalyesine oturtulmak istendiğine daha önceki basın toplantılarında da değindiğini vurgulayan Yılmaz, amaçlarının Türkiye’nin üzerine baskı kurmak, sözde soykırımı tanıtmak ve bu ülkelerde Türkiye’yi tazminat, toprak gibi konularda istenmeyen hususlara razı etmek olduğunu belirtti. Bunun tarihi bir sorumluluk olduğuna, her Türk vatandaşının bu yalana rest çekmesi gerektiğine ve bunun önemli bir vatandaşlık görevi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bizim de sistemli bir anti propaganda yapmamız gerektiğinin altını çizdi.

3 konuya daha değineceğini belirten Yılmaz, ilk olarak ABD’nin İran’a uyguladığı petrol ambargosuna ilişkin muafiyet kararını kaldırmasının Türkiye’ye olan etkisine değindi. Bu konunun Zarrab ve Halk Bankası gibi bir sürece dönüşmemesi için Türkiye’nin çok dikkatli bir şekilde siyaset yapması gerektiğini, ulusal bir çözüm yönteminin doğru olabileceğini, ancak bunun yeterli olmayabileceğini belirtti. Avrupa Birliği’nin bu konuda çalışması olduğunu hatırlatarak,  Türkiye’nin de bu çalışmaya taraf olması ve bu çalışmanın içinde yer almasının baskıları hafifleteceğinin altını çizdi.

Türkiye’nin İran’dan ham petrolün 3’te 1’ini temin ettiğini ve bu muafiyetin kalkmasının Türkiye’yi sıkıntılı süreçlere sokacağını, geriye sadece Irak’ın kaldığını ve Irak Hükümeti ile zamanında ciddi sorunlar yaşandığını ve bu konunun uluslararası bir mecraya dönüştüğünü hatırlattı.

Benzer bir durumun yaşanmaması için Irak’tan temin edilebilecek ilave petrolün Irak Merkez Hükümeti kanalıyla devreye sokulmasının yaşanabilecek ilave sorunların bertaraf edilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

İkinci olarak Suriye’deki güvenli bölge konusuna dikket çeken Yılmaz, daha önceki basın toplantılarında da güvenli bölge konusunun Türkiye’ye karşı kullanılacağı uyarısında bulunduğunu hatırlattı.

Yılmaz , “Türkiye’nin istediği ve kontrol edebileceği Güvenli Bölge, Fırat’ın doğusundan, Irak sınırına kadardı. Ancak bunun kolay kolay mümkün olamayacağını, buna izin verilmeyeceğini ve Türkiye’nin bu konuda baskı altına alınacağını söylemiştim. O nedenle, Güvenli Bölge fikrininin kendi topraklarını koruması açısından Suriye yönetimi ile birlikte yürütülmesi gerekiyor. Suriye askerleriyle, Türk askerlerinin koordineli bir şekilde hareket etmesi gerekir. Türkiye, Güvenli Bölge’yi kendi kontrol etmek isterken diğer taraftan ABD buna karşı geliyor. ABD, Irak’taki çekiç güç benzeri bir yapıyı burada devreye sokmak istiyor. Suriye’de bir mevcudiyet yaratmak isteyen ABD, Türkiye ve Şam yönetiminin atabileceği adımlarını engellemeye çalışmak için otonom bir yapı oluşturmaya çalışmaktadır. Türkiye’nin yapması gereken şey; Suriye yönetiminin askerleriyle birlikte bu devriye görevini yapması olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Üçüncü olarak, S-400 ve F-35 gerginliğine değinen Yılmaz, Türkiye’nin Rusya’dan bir şey almasını istemeyen ABD’nin, Türkiye’yi doğrudan bir baskı altına aldığının altını çizdi. Türkiye’nin Rusya’a bağlı olmasını istemeyen ABD’nin Türkiye üzerinde doğrudan bir baskısı olduğunu belirten Yılmaz, Putin’in Türkiye’nin üzerinde doğrudan bir ABD baskısına seyirci kaldığını vurguladı. Hemen hemen her konuda anlaşmaya varabilen Putin ile Trump’ ın bu konuyu neden doğrudan konuşmadığına vurgu yapan Yılmaz, istenilse bu konuda sonuç alınabileceğini belirtti. Rusya’nın bu konuda direkt olarak ABD ile konuşmadığının altını çizerek, Türkiye’nin Rusya’yı da devreye sokması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, Türkiye’de ekonomik kriz ve seçim gerginliğinin yaşandığını, dışarıda ise suların bir türlü durulmadığını belirtirken, Kıbrıs konusunda yeniden müzakerelere başlanmak istendiğini belirtti.

Kıbrıs konusunda herkesin taviz vermesi, bulunduğu pozisyonu yumuşatmasının istendiğini vurgulayan Yılmaz, ” Türkiye, Kıbrıs müzakerelerini başlattığı anda bulunduğu konumdan daha da geriye gidecektir. Şuanki uluslararası konjonktür, Türkiye’nin lehine değildir. Öncelikle ekonomik konuların halledilmesi, içeride tansiyonun düşürülmesi gerekiyor. Coğrafyamızda gerginlikler yaşanırken Türkiye, Kıbrıs’ta müzakere masasına oturduğu zaman şu anda bulunduğu noktanın çok daha gerisine düşecektir. Müzakereye güçlü iken oturursunuz, zayıfken değil. Siyasi tansiyonun düşürülmesi, ekonomik sıkıntının giderilmesi, üretimin artırılması ve ülkenin kendi gündemine dönmesi gerekir. Türkiye, seçim olaylarıyla boğuşurken, dışarıda elin oğlu plan yapıyor ve uyguluyor. ” açıklamalarında bulundu.

 

Politika - 21:00 A A
BENZER HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    25 KASIM TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE KADINA ŞİDDET GÜNÜ
    Bugün 25 kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günüdür . Şiddet deyince akla yalnızca kaba kuvvet gelmemeli. Kadına yönelik şiddet; bekaret kontrolü, cinsel saldırı ve taciz, fuhuşa zorlamak, çocuk düşürtmek, hakaret etmek, kötü davranışta bulunmak, çalışma özgürlüğünü engellemek, töre veya namus cinayetleri, tehdit etmek ve yaralamak gibi geniş anlamda düşünülmelidir. Ülkemizde kadına yönelik şiddet […]
  • 02
    Dünya çocuk hakları günü
    Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ardından her yıl 20 Kasım tarihi, dünya çocuk hakları günü olarak kabul edilmektedir. Gerek dünyada,  gerekse Türkiye’de çocuk haklarına yönelik çok ciddi tehdit ve saldırıların yaşanmaktadır.
  • 03
    Uğur Sezer : Eğitimin Engeli Yoktur
    Engelli olma her insanın başına gelebilecek bir durumdur. İnsanın bazı aktiviteleri diğer insanlara oranla daha kısıtlı, uzun sürede yapması kişinin engelli olduğunu gösteren durumlardan bir tanesidir. Bu durum engelli birisinin iş yapamaz anlamına gelmez! Ancak ne üzücüdür ki ülkemizde hala engellilere yönelik olumsuz önyargılar devam etmektedir… Örneğin sokaktaki bir su satıcımız hayır işlemek adına bir […]
  • 04
    DEDİKODUCULUK
    Allah’ın birbirlerini tanımaları için boylara ve kabilelere ayırdığı insanların, aralarındaki çeşitli farklılıkları, takvaya bakmadan büyütmeleri; bir nevi dedikodu hatta genel bir dedikodu olmaktadır. Bazı insanların bilerek veya bilmeden yaptıkları, ırkçılık, kabilecilik veya bölgecilik de, insanları genel ve farklı bir çeşit gıybete sevk edebilir. Çünkü bu tür ayrımcılıklar, kendi ırkdaşlarını ve yakınlarını üstün, diğerlerini aşağı sayarlar. […]
  • 05
    DİNİMİZDE GIYBET
    Dinimiz gıybet yapmayı haram kılmıştır. Bir ortamda gıybet yapılıyorsa, oradan ayrılmak gerekir. Ayrılma imkânımız yoksa, başka işlerle meşgul olup dinlememeye gayret göstermeliyiz. Eğer gıybet yapan kişi kırılmayacak ise, onu münasip bir lisanla ikaz etmek faydalı olur. Gıybet, bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek, başka bir deyimle, kendimize söylendiği zaman hoşlanmayacağımız bir şeyi, din kardeşimiz hakkında arkasından konuşmamız anlamına gelir. Halk arasında […]
Lig Seçiniz
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

27 Kasım 2020 CUMA
  • CTS 10.0°
  • PAZ 11.0°
  • PTS 11.0°