Ana Sayfa Gündem, Öztürk Yılmaz, Politika 26 Kasım 2021

Öztürk Yılmaz: Ekonomik çöküşten çıkış için kurtuluş reçetemizi açıklıyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz Türkiye’yi ekonomik çöküşten kurtaracak reçeteyi açıkladığını duyurdu. Yılmaz, asgari ücret başta olmak üzere ülke gündemi ile ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin ekonomik olarak adeta köşeye sıkıştığı ve çözüm yolları aradığı bugünlerde Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM)  basın toplantısı düzenleyerek çözüm reçetesini kamuoyuyla paylaştı.

ÖZTÜRK YILMAZ’DAN ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI

Asgari ücretin belirlenmesi ile ilgili olarak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışmalarına başladığını dile getiren Yılmaz, mevcut asgari ücret hakkında açıklama yaparak, “Bir ülkenin ekonomisi ne zaman canlanırsa krizden o kadar çabuk sürede çıkar. Eğer ekonomide bir canlanma olmuyorsa, ücretler düşükse insanlar alışveriş yapamıyorsa, market, pazar eğer kapalıysa veya müşteri gitmiyorsa o ülkede ekonomik kriz devam ederek kalıcı hale dönüşür, kronikleşir.” İfadelerini kullandı.

ASGARİ ÜCRET 5 BİN 500 TL OLSUN VE VERGİ ALINMASIN

“Öncelikle ekonominin canlandırılması ve dar gelirlerin ücretlerinin artırılması şarttır.” Diyen Yılmaz, “Asgari ücret en az 5 bin 500 TL olmalıdır. Bu 5 bin 500 TL’nin zaten 4 bin 203 TL’si işverenden çıkıyor. Yani işveren normalde bin 200 katkı yapacaktır ve hiçbir vergi de alınmamalıdır artık. Devlet sosyal devlet sorumluluğu gereği asgari ücret üzerinden vergileri kaldırmalı ve işçiden de işverenden vergi alınmamalıdır. Zaten işçi de işveren de mevcut şartlarda aldıkları ekmekte de suda da vergisini ödüyor. Aksi takdirde böyle devam ederse 2 işçi de işveren de iki defa vergi vermiş oluyor. Hem baştan kesiliyor vergiler hem de sonradan bu vergi ödenmiş oluyor.” şeklinde konuştu.

“Diyeceksiniz ki bu hükümet 5 bin 500 TL asgari ücreti verir mi?” diyen Yılmaz, “Bunu vermediği anda sıkıntılar devam edecek demektir. Tam 1,5 yıl önce ben bu salonda açıklama yaptım. Dünya gıda krizine gidiyor, açlık krizine giriyor, ülkelerin istikrarı bozuluyor, kaotik süreçler yaşanıyor diye. Tarım ve hayvancılığa önem verelim. Dev çiftçi projesini açıkladım. Dev çiftçi projesi’ni o dönemde açıkladığımda hiç kimse kâle almamıştı ve dikkat etmemişti. Bugün maalesef bu hükümet akılsızlığının cezasını bütün millet olarak hepimiz çekiyoruz. Bu hükümetin sadece kaynaklara konma, kaynakları olabildiğince çar çur etme, vergileri toplama düşüncesinden başka bir marifeti yok.” şeklinde konuştu.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ MADDE MADDE AÇIKLADI

Öztürk Yılmaz, “Hükümet ekonomide başarısız. Biz bunun hesabını sandıkta soracağız demek lazım. Demokrasinin olmazsa olmazıdır ama bu hükümetin ne kadar demokratik olduğu karşısındaki muhalefetin de ne kadar demokratik olduğu tartışılır. Ben daha önce çeşitli vesilelerle açıklamış olduğum çözüm önerimi madde madde sunmak istiyorum. “ diyerek çözüm önerilerini madde madde açıkladı.

KAĞIT VE MADENİ PARA KALKMALI

İlk olarak kâğıt ve madeni para kalkması gerektiğini dile getiren Yılmaz, “Bu hükümet vergileri topluyor. Paranın hesabı sorulmuyor, şeffaflık yok. Bundan dolayı dijital 1 paraya geçilmesi gerekir. Dijital para olduğu anda da kâğıt ve madeni paranın bir anda kalktığını ve her şeyin bir kartla bankalar üzerinden yapıldığını düşünün. Burada bütün devletin harcamaları ve bu insanların yöneticilerin harcamalarda gözükmüş olacak ve hesap verilebilir, şeffaf bir sistem oturtulmuş olacaktır. Aksi takdirde vergiler toplanıyor, para geliyor. Nereye harcandığını bilmiyoruz. Kağıt ve madeni para gidiyor. Nereye gidiyor belli değil.” dedi.

Yılmaz’ın açıklamalarının devamı şöyle:

İkinci olarak Dijital vergi olmalı. Dijital vergi ne demektir? Vergi sisteminin tamamen dijitalleştirilmesidir. Orada da öyle bazı şirketlerin yandaşların vergileri af ediliyor ama diğer taraftan örneğin haciz gelen çiftçi traktörünü vermek zorunda kalıyor. Bu adaletsiz sistemin böyle devam etmeyeceği vicdanlara dokunduğunu herkes bilmesi lazım. Onun için dijital vergi olmalı. Eğer bir vergi affı gelecekse bir vergi indirimi gelecekse bu herkes için geçerli olmalı.

Siz üretim yapamıyorsunuz. Size verilen kaynakları doğru dürüst kullanamıyorsunuz. Geliştiriyorsanız ama var olan sistemden ha bire vergi alarak ayakta kalmaya çalışıyorsunuz ve bir süre sonra da ekonomi batıyor. Batık ekonomi ortaya çıkıyor, toplumsal olaylar çıkıyor, devrimler çıkıyor, dalgalanmalar çıkıyor ve ayaklanmalar çıkıyor. Vergiler düşürülmesi gerekir. Yüzde 7 olması lazım. En fazla ve dijital olması lazım. Vergi affı ve diğer şeyler her yine dijital parada olduğu gibi şeffaf olması gerekir.

Üçüncü çözüm önerimiz Dev çiftçi projesidir. Bakın defalarca söylüyoruz, gıda güvenliği yoktur. Bu ülkenin gıda arz güvenliği yoktur. Türkiye’deki bütün tarım alanlarının planlanması her ilde ürün bazlı o yöreye uygun ürünlerin planlanması, planlı bir ekonomik modeli uygulanması, tarımda masanın bir tarafında çiftçiler, diğer tarafın da devletin oturması, devlet yetkililerine ve devletin bütün enerjiyi bütün tohumu ilacı parasız sağlaması, çiftçinin de üretip hasılatı ortaya çıkarması gerekiyor. Aksi takdirde 8 bin 800 tl verip mazot alıp birde bilmem 160, 170 tl verip gübre alıp 3 bin tl 3 bin 500 tl tonuna buğday alıp arpa alıp gelip sizin köleliğinizi yapamaz. Böyle bir sistemde hiç kimse üretemez. Hiç kimse üretmez ise aç kalırsınız, açlık, kıtlık başlar. Türkiye’de de bu yüzden açlık ve kıtlık da şu anda baş göstermiştir.

Şuanda belediyelerin ve hükümetin yapmış olduğu bütün borçlanmalar, dış borçlanmalar durdurulmalı. Aksi takdirde Türkiye borcunu ödeyemez ve moratoryuma gider. Moratoryum ne demektir? Borcumu ödeyemiyorum, gelin beni kurtarın demektir. Bu Türkiye için iflastır. En çok korktuğum şey de bu varlık fonundaki değerlerin el altından böyle ekonomik krizde peşkeş çekilmesidir. İnşallah buna tevessül etmezler. En çok korktuğum Türkiye’nin en önemli milli değerlerinin Erdoğan’ın kontrolünde olarak satılmasıdır.  Eğer Erdoğan bu değerleri satarsa babasının malını satmış olmayacak. Dolayısıyla ona çok karşı çok sert bir muhalefet yapacağımızı Yenilik Partisi olarak bilmesini istiyorum.

Son olarak çözüm önerimiz eğitim ile ilgilidir. Bu eğitim sistemi düzelmeden iktidarda değişse muhalefette değişse Türkiye’de farklı bir sonuç çıkmayacaktır. Bakın biz Yenilik Partisi olarak parasız eğitim deyince hemen atlıyorlar. Türkiye’de eğitimde fırsat eşitsizliği vardır. Fakirin sahibi yoktur. Biz fakirlerin sahibi olmak istiyoruz. Parti olarak onun için ulaşım, okulda yemekler ve öğrenciler için konut sorunu yani yurtların da parasız olmasını istiyoruz.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp