Parçalı az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

İsteseniz de, istemeseniz de halkın tercihi değişecek!

Yazarlar - Ocak 6, 2020 17:44 A A

Ülkemizde yaşadığımız sıkıntılar ne olursa olsun halkın iradesi ile değişecektir. Bundan başka yapılacak yöntem yok. Yıllardan beri sebepleri bir türlü anlaşılamayan durum bir türlü değişmemektedir. Sanki başkalarının ve onları uygulayan iktidar ve diğer tüm siyasi partiler, değişmeyen kuralları zımnen kararlaştırmış gibiler.

Biliyorsunuz kuralların bir sistemi vardır. Ne var ki, bu sistemin son aşamasına nasıl gelineceğini bence bilen yok. Ya da en fazla tahmin edenler söz konusu olabilir.

2020 yılına girerken isteseniz de istemesiniz de halkın tercih edeceği oluşum henüz bir siyasi partiye geçilişi tamamlanmamış olsa bile TV ekranlarına sık sık çıkan bir Milletvekili çok farklı konularda odaklanıp, çözüm yolları göstermekte. Sözünü ettiğim kişi, Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk YILMAZ.

Peki, nerden çıktı, niye sahneye girme mücadelesinde ve şimdi mi aklına geldi diye düşünebilirsiniz.  Öztürk YILMAZ’ın nerden çıktı konusu iki dönem Ardahan’dan Milletvekili olarak TBMM’ne giren emekli Büyükelçinin isyanı, CHP’nin mertçe bir türlü ifade edilmeyen nedenlerden dolayı partiden atılmış bir kişi. Bu söylenmeyen gizliliğin kurbanı seçilen bir sürü CHP Milletvekili oldu. Eğer CHP’li isek o zaman Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Fırkası ikide bir TBMM’ne taşıdığı kişiler neden Partiden atılıyor. Atatürk, İnönü, Ecevit, Baykal, Öymen, Çetin ne diye mücadele ettiği Milletvekillerini partiden atmadı da Kılıçdaroğlu her dönemde birkaç Milletvekilini partiden attı. Açık açık söyleyin. Niye attınız?

Öztürk YILMAZ, partisinden ayrıldıktan sonra halkın yanında fikirlerini özgürce anlatmaya başladı. Bir CHP üyesi olarak siyasette yıllarca ortak anılarımız olan politikacılar “O delinin teki” dediler. Emekli Diplomatlar “Uçuğun biri” dediler. Bu da beni en çok kızdıran yorumların yapılması oldu. Hepsine “Delinin teki ise, uçuk ise ne diye TBMM’ne getiren irade de kaçık mıydı? CHP süs olur diye mi ortadan geçen herkesi siyasete soktu. Hiç birinizin istikrarlı düşünceniz yok!” diye isyan ettim.

Eğer gerçekten hayatlarını memleketlerine adamış insanların oluşturduğu bir fikir birliği var ise; ki var olduğu düşüncesi içindeyim; artık Türkiye’nin kurtuluşu ancak yeni oluşumun içinde büyüyecektir.

Niye diye şimdi sahneye çıkmakta sorusuna da şöyle bakmak gerekir. Demokratik yollarla ülkeleri idare eden dünyadaki Meclisler o topraklarda yaşayan insanların sıkıntılarını ortadan kaldırmak için seçenekler sunan, protesto eden, Meclisleri istenir ise tıkayan karamlardır. Halka sunulan lakin insanların yaşamlarında söylendiği gibi olmayan bilakis mutluluğu bir türlü sağlamayan siyasi partiler bunları çözmekle görevlidir. Muhalefet Partilerin hiç biri siyasetin bu tarafını görmemezliktedir. Milletvekilleri ihale bağlamakta iktidar ile sanki yarış içindedir. Hangi Milletvekilinin hangi vatandaşının sorununu çözmeye çaba göstermiştir.

Şimdi mi aklına geldi diyenlerin ise her siyasi seçimlerde oy vermeyen kitle var ya onlar belki kendilerine göre değerlendiriyor olabilirler. Haklı da olabilir. Ne var ki, onlara küçük bir sorum var, “Peki CHP’den atılan diğer Milletvekilleri ne yaptı?” derseniz o noktada Öztürk YILMAZ’a “EVET” diyeceklerdir.

Şimdi, 2020 yılına girmiş durumdayız. ABD Iran arasında her ar savaşın patlayacağı bir coğrafyadayız. Libya’ya Asker göndermesini TBMM’de onaylanan bir statü içindeyiz. Bir de İstanbul ve Çanakkale’de kanallar açarak Rusya ile ABD askeri gemilerini karşı karşıya getirecek delilikler içindeyiz. Üyesi olduğumuz NATO’da eski Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyelerine karşı stratejik haritalar çizilir. Haritalar NATO’nun askeri kanadı olan SHAPE’te kararlaştırılır. Oradan Savurma Planlama Komitesine havale edilir. Yani Savunma Bakanları onaylar ve üye devletlerin Zirve toplantısı ile kararlaştırılır. Uygulama ise büyük patron ABD’nin önünde durur. İstanbul kanalından ilk söz eden Başbakan Bülent Ecevit olmuştur. Eğer İstanbul ve Çanakkale’den iki kanal açılması gündeme geldi ise ya Trump parmağa bastı ve yapın talimatını verdi ya da bir türlü ekonomik borçlarını ödeyemeyen Türk Hükümeti bu yol ile en az bir yirmi yıl daha iktidarı sürdürmenin olanaklarını aramakta. Ki iran ile her an ABD ile çatışması veya Amerikan askeri gemileri ile Ruslarla karşı karşıya gelme olasılığı bir türlü güzel günlere görecek bir hayali bile göremeyeceğimiz anlamına geliyor.

Öztürk YILMAZ ile gün be gün artan desteğin bir gün çözümün anahtarı olacağını görmek hepimizi mutlu kılacaktır. 2020 bizim yılımız olsun.

 E.A

 

Yazarlar - 17:44 A A
BENZER HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    25 KASIM TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE KADINA ŞİDDET GÜNÜ
    Bugün 25 kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günüdür . Şiddet deyince akla yalnızca kaba kuvvet gelmemeli. Kadına yönelik şiddet; bekaret kontrolü, cinsel saldırı ve taciz, fuhuşa zorlamak, çocuk düşürtmek, hakaret etmek, kötü davranışta bulunmak, çalışma özgürlüğünü engellemek, töre veya namus cinayetleri, tehdit etmek ve yaralamak gibi geniş anlamda düşünülmelidir. Ülkemizde kadına yönelik şiddet […]
  • 02
    Dünya çocuk hakları günü
    Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ardından her yıl 20 Kasım tarihi, dünya çocuk hakları günü olarak kabul edilmektedir. Gerek dünyada,  gerekse Türkiye’de çocuk haklarına yönelik çok ciddi tehdit ve saldırıların yaşanmaktadır.
  • 03
    Uğur Sezer : Eğitimin Engeli Yoktur
    Engelli olma her insanın başına gelebilecek bir durumdur. İnsanın bazı aktiviteleri diğer insanlara oranla daha kısıtlı, uzun sürede yapması kişinin engelli olduğunu gösteren durumlardan bir tanesidir. Bu durum engelli birisinin iş yapamaz anlamına gelmez! Ancak ne üzücüdür ki ülkemizde hala engellilere yönelik olumsuz önyargılar devam etmektedir… Örneğin sokaktaki bir su satıcımız hayır işlemek adına bir […]
  • 04
    DEDİKODUCULUK
    Allah’ın birbirlerini tanımaları için boylara ve kabilelere ayırdığı insanların, aralarındaki çeşitli farklılıkları, takvaya bakmadan büyütmeleri; bir nevi dedikodu hatta genel bir dedikodu olmaktadır. Bazı insanların bilerek veya bilmeden yaptıkları, ırkçılık, kabilecilik veya bölgecilik de, insanları genel ve farklı bir çeşit gıybete sevk edebilir. Çünkü bu tür ayrımcılıklar, kendi ırkdaşlarını ve yakınlarını üstün, diğerlerini aşağı sayarlar. […]
  • 05
    DİNİMİZDE GIYBET
    Dinimiz gıybet yapmayı haram kılmıştır. Bir ortamda gıybet yapılıyorsa, oradan ayrılmak gerekir. Ayrılma imkânımız yoksa, başka işlerle meşgul olup dinlememeye gayret göstermeliyiz. Eğer gıybet yapan kişi kırılmayacak ise, onu münasip bir lisanla ikaz etmek faydalı olur. Gıybet, bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek, başka bir deyimle, kendimize söylendiği zaman hoşlanmayacağımız bir şeyi, din kardeşimiz hakkında arkasından konuşmamız anlamına gelir. Halk arasında […]
Lig Seçiniz
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

25 Kasım 2020 ÇARŞAMBA
  • PER 9.1°
  • CUM 9.4°
  • CTS 9.9°