Parçalı az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

Cumhurbaşkanı kim olacak tartışmaları…Türkiye köhnemiş bu siyasi–bürokratik sistemle yoluna devam edemez!

Gündem - Kasım 13, 2020 14:25 A A

Siyasette genç, eğitimli, açık fikirli, uzlaşmacı, becerikli, işbirliğine açık kim parlasa; çamur atmaya yeltenen bu şüpheci, statükocu, derin, eski kafalılardan bunaldık. Türkiye siyaseti bunlar yüzünden değişemiyor ve kendini yenileyip gençleştiremiyor.Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın dediği gibi bunlar insanları ruh hastası ettiler.Hep aynı yüzler.Sürekli onlarca yıldır Cumhurbaşkanı, başbakan,bakan,parti başkanı,milletvekili,belediye başkanı…vs olmak için çalışan siyasiler.Siyaseti meslek haline getirenler.Ve bunları da ısrarla destekleyen iktidar-muhalefet havuz medyası.Avrupa’da hiç bir ülkede örneği yok bunun.Onun için depremin altında kalmaktan kurtulamıyoruz.

Türkiye’deki siyasi ve medya düzenine bakın; çoğunluğu hep aynı isimler. Gelinen noktada ise Türk halkı bu siyasi ve bürokratik sistem sayesinde depremin altında kalmaya devam ediyor. Bu düzen tümüyle değişene kadar kalmaya da devam edecek.Halk ne yapacağını şaşırmış durumda.Ülkenin ileriye gitmesi ve sorunların üstesinden gelinmesi için önerisi ve projesi olmayan, sadece konuşan siyasiler ve onları Türkiye’de her şey güllük gülistanlık gibi destekleyen medya. Sanki Kongo’da Mobutu,Zimbabve’de Mugabe rejminde yaşıyoruz.

Bununla birlikte medya,hiç bir soruna sağlıklı çözüm üretemeyen ama sürekli sorun üreten tükenmiş  siyasi-bürokratik sistemin devamı için elinden ne gelirse onu yapıyor.Atatürk’ün kurduğu rejimin yıkılmasını, Atatürk rozeti takarak aciz bir şekilde seyredenleri ve girdikleri tüm seçimleri kaybedenlere ekran ve gazetelerin sayfalarında ısrarla yer verenlerin, iktidarın koltuk değneği olduğunun halka çok iyi anlatılması gerekiyor. Siz hangi “Demokrasi Meydanı”ndan bahsediyorsunuz? Zavallılar.Yine 18 yıldır iktidarı değiştirememiş, hiç bir projesi olmayan sadece laf üreten bu salon siyasetçilerini ekranlara ‘Demokrasi Meydanı’ diye sürekli çıkartan muhalefetin havuz medyası mensuplarının, bugüne kadar iktidarın koltuk değneği olduklarını da ısrarla ama ısrarla halka anlatmak gerekiyor. Bunların ne demokrasiyle ne Atatürkçülükle, ne de Cumhuriyetle alakaları var. Türkiye’de din istismarı yaparak kefen ve terlik satıp para kazananlarla, Atatürk’ün kitabını pazarlayanlar arasında bir fark olmadığı gibi.

Sözde Atatürkçü düşünçe derneklerinin, Cumhuriyet rejminin sonlandırılmasını ahkam kesip, slogan atarak seyreden muhalefetteki başarısız politikacılara ses çıkartmamalarının da yine halka anlatılması gerekiyor.Bunların hepsi başarısız olmuştur.

Türkiye’nin en büyük sorunu siyasi-bürokratik sistemin içinin boşaltılmasıdır.Bu sistemin yeniden tanımlanması lazım.İster İskandinav ülkeleri olur, ister Almanya devlet modeli olur, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet temel alınarak bu ülkelerdeki devlet yapısının Türkiye’ye uyarlanmasıdır.Açıkcası Türkiye liyakat,ehliyet ve tecrübenin temel alındığı siyasi-bürokratik bir sistemle ancak yol alabilir.Bu da siyasetle bürokrasinin arasına kalın bir çizgi çizilmesiyle olur.Bu yapılmadığı sürece, Türkiye krizlerden kurtulamaz, kurtulamaz, kurtulamaz.Peki bunu kim yapacak? Onlarca yıl sabah akşam sadece konuşan ve tüm başarısızlıklarına rağmen koltuklarını koruyan bu siyaseler mi? Güldürmeyin insanları!Türkiye’yi uçurumdan aşağı yuvarlamış bu siyasi-bürokratik sistemle gidelecek yer kaos,iflas ve hüsrandır.

Depremin altında kalmak istemiyorsak; bu çürümüş düzene tümüyle karşı çıkanları desteklemeliyiz.

Yeri gelmişken Şili’nin, aldığı tedbirlerle deprem felaketinin kader olmadığını kanıtlayan bir ülke olduğunun altını çizelim. Şili, tarih boyunca, 1960 yılında meydana gelen ve 9,5’lik büyüklüğüyle dünyanın ölçülen en büyük depremi olan felaket dâhil çok sayıda şiddetli sarsıntı geçirdi. Ancak Şili’de artık büyüklüğü 8’in üzerindeki depremlerde bile büyük can kayıpları yaşanmıyor.

Yine 2004 yılında, AB üyesi olan Polonya örneğini verelim.Türkiye’yle AB üyesi olduğunda sanayisi karşılaştırılmayacak bir ülkeydi.Sadece 16 yılda Türkiye’yi geçti.Peki global düzeydeki bu gelişmelerin Türkiye’deki siyasetin gündeminde olduğunu mu sanıyorsunuz? Türkiye’nin acil olarak ihtiyaç duyduğu söz konusu değişimi siz bu mevcut siyasiler veya adı muhalefetin havuz medyasında dile getirilen bazı belediye başkanlarının mı yapacağını sanıyorsunuz? Uyanın bunların hiçbiri ilk önce söz konusu değişimi yapacak donanıma sahip değil.Türkiye’yi ancak 21.yüzyılı çok iyi kavramış siyasiler düzlüğe çıkarabilir.

Türkiye’de 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacaklarda, kriter net bir şekilde bellidir.Dünyayı ve kamuyu bilecek,yabancı dile çok iyi hakim olacak.Tüm bu kriterleri karşılayan denenmemiş tek siyasi isim ise Öztürk Yılmaz’dır.Yılmaz,Türkiye’nin ihtiyacı olan reformları yapacak genç,dinamik, yeni nesil ve söylemi temsil eden siyasetçidir.Başka çıkış yolu da yoktur!

Türkiye’deki değişim,eski partiler ve siyasiler ile değil ”Bu düzenin yanında değil, karşısındayız.Bu sömürü ve köle düzenine biat değil, itiraz ediyoruz.Yenilik istiyoruz!” diyen ‘Yenilik Partisi’yle gerçekleşecektir.

Gündem - 14:25 A A
BENZER HABERLER

HABER LİSTESİ

  • 01
    25 KASIM TOPLUMSAL EŞİTSİZLİK VE KADINA ŞİDDET GÜNÜ
    Bugün 25 kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günüdür . Şiddet deyince akla yalnızca kaba kuvvet gelmemeli. Kadına yönelik şiddet; bekaret kontrolü, cinsel saldırı ve taciz, fuhuşa zorlamak, çocuk düşürtmek, hakaret etmek, kötü davranışta bulunmak, çalışma özgürlüğünü engellemek, töre veya namus cinayetleri, tehdit etmek ve yaralamak gibi geniş anlamda düşünülmelidir. Ülkemizde kadına yönelik şiddet […]
  • 02
    Dünya çocuk hakları günü
    Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ardından her yıl 20 Kasım tarihi, dünya çocuk hakları günü olarak kabul edilmektedir. Gerek dünyada,  gerekse Türkiye’de çocuk haklarına yönelik çok ciddi tehdit ve saldırıların yaşanmaktadır.
  • 03
    Uğur Sezer : Eğitimin Engeli Yoktur
    Engelli olma her insanın başına gelebilecek bir durumdur. İnsanın bazı aktiviteleri diğer insanlara oranla daha kısıtlı, uzun sürede yapması kişinin engelli olduğunu gösteren durumlardan bir tanesidir. Bu durum engelli birisinin iş yapamaz anlamına gelmez! Ancak ne üzücüdür ki ülkemizde hala engellilere yönelik olumsuz önyargılar devam etmektedir… Örneğin sokaktaki bir su satıcımız hayır işlemek adına bir […]
  • 04
    DEDİKODUCULUK
    Allah’ın birbirlerini tanımaları için boylara ve kabilelere ayırdığı insanların, aralarındaki çeşitli farklılıkları, takvaya bakmadan büyütmeleri; bir nevi dedikodu hatta genel bir dedikodu olmaktadır. Bazı insanların bilerek veya bilmeden yaptıkları, ırkçılık, kabilecilik veya bölgecilik de, insanları genel ve farklı bir çeşit gıybete sevk edebilir. Çünkü bu tür ayrımcılıklar, kendi ırkdaşlarını ve yakınlarını üstün, diğerlerini aşağı sayarlar. […]
  • 05
    DİNİMİZDE GIYBET
    Dinimiz gıybet yapmayı haram kılmıştır. Bir ortamda gıybet yapılıyorsa, oradan ayrılmak gerekir. Ayrılma imkânımız yoksa, başka işlerle meşgul olup dinlememeye gayret göstermeliyiz. Eğer gıybet yapan kişi kırılmayacak ise, onu münasip bir lisanla ikaz etmek faydalı olur. Gıybet, bir kimsenin arkasından hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek, başka bir deyimle, kendimize söylendiği zaman hoşlanmayacağımız bir şeyi, din kardeşimiz hakkında arkasından konuşmamız anlamına gelir. Halk arasında […]
Lig Seçiniz
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

25 Kasım 2020 ÇARŞAMBA
  • PER 9.2°
  • CUM 9.3°
  • CTS 9.7°